içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

23 NİSAN

23 Nisan’la büyüdük bizler. Henüz okuma yazma bile bilmeden bayram coşkusunu yaşadık, hayallerimizle süsledik bayram gününü. Sonra öğrendik okuma yazmayı. 23 Nisan’ı, bizler için olan önemini.
Yaklaşan 23 Nisan bayramı nedir, ne için bayram olmuş, nasıl karar verilmiş? Bu ve bunun devamında gelişen tarihi yaşanmışlıkların bilmediğimiz veya unuttuğumuz yanlarını düşünelim. 
23 Nisan bir günde karar verilen bir bayram ve oluşum değildir. Hangi aşamalardan geçti, bayram ilan edilmesine; Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ilan dilmesi nasıl ve ne zaman oldu? Bunları hatırlamak gerek.
23 Nisan işgal altında kurulan ilk millet meclisi olması bakımından da oldukça önemlidir. Esarete boyun eğmeyen bir milletin kendi iradesi demektir.
Gelişmiş bazı ülkelerde de çocuklara ve insan hayatına verilen önemden dolayı, örneğin çocukların güvenliği ve iyi beslenmesini güden (antik çağlardan beri)yılın belli bir günü çocuk bayramı olarak kutlansa da bizim bayramımız gerçek bir özgürlüğün tescili olarak bizim nezdimizde çok daha anlamlıdır. Elbette bizim bayramımız olacaktı.
TBMM kurulduktan 1 yıl sonra 1921 yılında yüreği insan sevgisi ve merhametiyle dopdolu olan yüce gönüllü Atatürk tarafından savaşta öksüz ve yetim kalan çocuklar için bugünü çocuklara armağan etti.
1981 yılında Atatürk’ün 100.doğum günündeyse Ulusal Egemenlik ve Çocuk bayramı olarak kabul edildi. 1981 yılında başlayan yurt dışından gelen çocuklara ülkemizin örf ve adetleriyle , modern cumhuriyetin güzel yönlerini ve kardeşlik duygularını yaşatmak içindi. Bu sayede hemen her ülkeden çocuklarda arkadaşlık duygusu din, dil ırk ayrımı olmadan gelişti. Her yıl TBMM kapılarını bugünün küçüğü, yarının büyükleri olacak çocuklara ayırırken çocukların istekleri ve geleceğe dair ideallerinin gerçekleşmesini alınmış meclis kararı olarak hayata geçirilmesi de ayrı bir önem taşımalıdır.
Yıllar öncesine gidersek   23 Nisan biz çocuklar için renk cümbüşü demekti. Öğretmenlerimizin büyük fedakarlıklarıyla oyun ve danslarımızı öğretip yönetirken bizleri de günün anlam ve önemine varabilmemiz için tiyatral bir şekilde anlatıp öğretirken kendimizi 1920’ ler de bulurduk. Günümüzde artık öncesinden takvimlere bakıp 23 Nisan’ın sağlayacağı tatil avantajına odaklanan pek çok insan var. İnternetin olmadığı, hava durumununsa kadere kaldığı yıllarda 23 Nisan öncesinde yağmur ve kar yağmasın diye dua ederdik. Memleketim (Bitlis) mevsime göre ince giysilerimiz olurdu. Yollar insan seli olurdu. Umarım idealist ve laik cumhuriyet öğretmenler sayesinde tekrar gereken önemi görebiliriz.
Şimdiden tüm ülkeme kutlu olsun. Eğitim camiasına ve tüm çocuklara.
Şebnem YAPA ÖZTOPRAK
KADİDER (Kadına Dair Derneği) Yönetim Kurulu Üyesi 

YAZARIN DİĞER YAZILARI
FACEBOOK YORUM
Yorum