-
Mustafa ŞİMŞEK
Tarih: 31-08-2025 22:32:00
Güncelleme: 31-08-2025 22:32:00
Türk basketbolu için EuroBasket her zaman özel bir turnuva olmuştur. 2001’de İstanbul’da yaşadığımız tarihi final, 2010 Dünya Şampiyonası’nda gelen gümüş madalya ve nice unutulmaz an, bu oyunun bizde nasıl bir tutkuya dönüştüğünün göstergesidir. Şimdi ise gözler bir kez daha EuroBasket’e çevrilmiş durumda. 2025’te sahneye çıkacak 12 Dev Adam, yeniden büyük hayallerin peşinden koşacak.
Bugünün milli takımında sahaya çıkan isimler artık yeni bir jenerasyonun temsilcileri. Alperen Şengün, Houston Rockets’ta gösterdiği üstün performansla sadece NBA’de değil, tüm basketbol dünyasında dikkatleri üzerine çekiyor. Cedi Osman, uzun yıllardır milli formayı omuzlarında taşıyan bir lider olarak takımın vazgeçilmez parçalarından biri. Furkan Korkmaz, her ne kadar zaman zaman kulüp kariyerinde zorlu dönemler yaşasa da, milli takım söz konusu olduğunda hep ekstra sorumluluk almayı biliyor. Bu üçlüye eklenen genç isimlerle birlikte Türkiye potansiyeli yüksek bir kadroya sahip.
Elbette rakipler kolay değil. Luka Doncic’in Slovenya’sı, Nikola Jokic’in Sırbistan’ı, Antetokounmpo’lu Yunanistan ve İspanya gibi köklü basketbol ülkeleri turnuvanın favorileri arasında. Ama işte tam da bu noktada devreye 12 Dev Adam ruhu giriyor. Çünkü bu ruh, her zaman imkânsızı mümkün kılan, “kaybetse bile alkışlanan” bir mücadele anlamına geliyor.
EuroBasket 2025, Türk basketbolu için sadece bir turnuva değil, aynı zamanda bir yeniden doğuş fırsatı. Çünkü bu jenerasyon, yıllardır özlenen başarıyı yeniden getirebilir. Taraftarların coşkusu, sahadaki azimle birleştiğinde, kim bilir belki de yıllar sonra tekrar madalya kürsüsünde ay-yıldızlı formayı görebiliriz.
Bugün yapılması gereken tek şey var: inanmak. Oyuncularımız sahaya çıktığında milyonların dualarını ve desteğini hissedecek. Ve biz biliyoruz ki, 12 Dev Adam forması giyildiğinde sahada sadece basketbol oynanmaz; bir milletin gururu, umudu ve inancı da taşınır.
Belki yol zor, belki rakipler güçlü. Ama Türk basketbolunun tarihinde hiçbir zafer kolay kazanılmadı. İşte bu yüzden, biz yine son topa kadar inanacağız, yine son nefese kadar mücadele edeceğiz.
- Şubat Ayazında Basketbol: Kimin Nefesi Play-Off’a Yetecek?
- Antalyaspor: Bir Takımdan Fazlası Bir Şehir Meselesi
- Parkede Ocak Fırtınası: Zirve Karıştı Efes Sarsılıyor
- Basketbol Medyada Neden İkinci Planda?
- 2026: Antalya’da Basketbolun Sessiz Çığlığı
- 2025: Basketbolda Gurur, Sorgulama ve Avrupa Zaferi
- Antalya’da Basketbol Spor Okulları: Duvara Çarpan Hayaller
- Sürprizlerin Sezonu: Basketbol Süper Ligi’nde Büyükler Neden Zorlanıyor?
- Basketbolda Teknolojinin Rolü: VAR Olmalı mı?
- Türk Sporunda Liyakat Krizi
- ANTALYA’DA ATLETİZM NEDEN GELİŞMİYOR? DESTEK NEDEN BU KADAR SINIRLI?
- Sokaklarda Kaybolan Çocuklar: Spora Erişimde Adalet Sorunu