içerik yükleniyor...Yüklenme süresi bağlantı hızınıza bağlıdır!

Sağlık çalışanlarından yeni sisteme iş yükü tepkisi

75 İLDE 4.000’E YAKIN SAĞLIK ÇALIŞANIN KATILDIĞI ARAŞTIRMA:” SAĞLIK BAKANLIĞI – YENİ AİLE HEKİMLİĞİ BİLGİ SİSTEMİ HİZMETLERİ %80’İN ÜZERİNDE ORANINDA ZORLAŞTIRDI”

Sağlık çalışanlarından yeni sisteme iş yükü tepkisi

Birlik ve Dayanışma Sendikası (BDS) tarafından yapılan basın toplantısına Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, 1. Nolu Şube Başkanı Dr. Emrah Kırımlı ve BDS MYK Üyesi Ebe Melike Sigeze katıldı. Toplantıda konuşan Genel Başkan Dr. Ahmet Mehlepçi, Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği Bilgi Sistemi (SB-AHBS) hakkında gerçekleştirilen saha araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Araştırmaya katılan sağlık çalışanlarının yüzde 80,7’si hasta başına işlem süresinin, yüzde 84,7’si ise çalışma koşulları ve iş yükünün ağırlaşarak zorlaştığını bildirdi. Dr. Mehlepçi, “Bir sağlık bilişim sisteminin amacı sağlık çalışanına zaman kazandırmak olmalıdır. Burada ise katılımcıların yaklaşık yüzde 81’i hasta başına işlem süresinin arttığını söylüyor” dedi.

Birlik ve Dayanışma Sendikası, aile sağlığı merkezlerinde kullanılmaya başlanan Sağlık Bakanlığı Aile Hekimliği Bilgi Sistemi'nin (SB-AHBS) sahadaki etkilerini ortaya koymak amacıyla gerçekleştirdiği kullanıcı deneyimi araştırmasının sonuçlarını açıkladı. Eylül 2026'da gerçekleştirilen araştırmaya 75 ilden 1.723 aile hekimi ile 1.909 aile sağlığı ebe ve hemşiresi olmak üzere toplam 3 bin 632 sağlık çalışanı katıldı.

Araştırma sonuçlarına göre katılımcıların yüzde 84,8’i SB-AHBS’ye geçiş sonrasında hasta başına işlem süresinin uzadığını, yüzde 84,7’si çalışma koşulları ve iş yükünün ağırlaştığını bildirdi. Hasta kayıtlarına erişim, günlük iş akışı ve genel kullanıcı deneyiminde de yüzde 80’in üzerinde kötüleşme bildirimi kaydedildi.

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, araştırmanın sonuçlarını değerlendirerek SB-AHBS'nin yalnızca bir yazılım meselesi olarak ele alınamayacağını vurguladı. Mehlepçi, “Biz bugün bir yazılımın güzel olup olmadığını tartışmıyoruz. Sağlık çalışanının hastasına ayırdığı zamanı, iş yükünü ve koruyucu sağlık hizmetlerinin işleyişini konuşuyoruz” dedi. Araştırmaya katılanların yüzde 84,8’i hasta başına işlem süresinin, yüzde 84,7’si çalışma koşulları ve iş yükünün, yüzde 83,9’u günlük iş akışının kötüleştiğini belirtti. Hasta kayıtlarına erişimde yüzde 83,8, genel kullanıcı deneyiminde yüzde 83,7, koruyucu sağlık takibinde ise yüzde 81,1 oranında kötüleşme bildirildi.

Dr. Ahmet Mehlepçi, “Araştırma kapsamında altı farklı alan sorduk. Altısında da katılımcıların yüzde 80’inden fazlası kötüleşme bildirdi. Bu sonuçlar, kullanıcı deneyiminin, klinik iş akışının, veri bütünlüğünün, koruyucu sağlık modüllerinin ve teknik desteğin birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor” ifadelerini kullandı. Mehlepçi, söz konusu oranların sağlık çalışanlarının kendi deneyim ve değerlendirmelerine dayandığını, nesnel olarak ölçülmüş performans verileri olmadığını da belirtti.

HER 10 SAĞLIK ÇALIŞANINDAN 8’İ İŞ YÜKÜNÜN ARTARAK SİSTEMİN ZORLAŞTIĞINI SÖYLÜYOR

Araştırmada SB-AHBS'nin günlük çalışma temposuna etkisi de incelendi. Katılımcıların yüzde 80,7’si hasta başına işlem süresinin, yüzde 79,6’sı ise günlük iş yükünün arttığını bildirdi. Aynı bilgilerin tekrar girilmesi gerektiğini belirtenlerin oranı yüzde 75,2 olurken, sistem kesintileri nedeniyle yeniden veri girişi yapmak zorunda kaldığını söyleyenlerin oranı yüzde 68,8 olarak kaydedildi.Sağlık çalışanlarının zamanının önemli bir bölümünü bilgisayar başında geçirmek zorunda kaldığına dikkat çeken Dr. Ahmet Mehlepçi, sistemlerin temel amacının sağlık hizmetlerinin işleyişini kolaylaştırmak olması gerektiğini belirterek şunları söyledi:“Bir sağlık bilişim sisteminin amacı sağlık çalışanına zaman kazandırmak olmalıdır. Burada ise katılımcıların yaklaşık yüzde 81’i hasta başına işlem süresinin arttığını söylüyor. Bilgisayara ayrılan zaman arttığında, hastaya ayrılabilecek zaman üzerinde de baskı oluşuyor.

EBE VE HEMŞİRELERDE İŞ YÜKÜ VE YAVAŞLAMA BİLDİRİMLERİ DAHA YÜKSEK

Araştırmada meslek gruplarına göre yapılan karşılaştırmalarda, aile sağlığı ebe ve hemşirelerinin birçok başlıkta daha yüksek oranda sorun bildirdiği görüldü.Programın hızını yetersiz bulanların oranı aile hekimlerinde yüzde 53,6, ebe ve hemşirelerde yüzde 75,4 oldu. Yoğun çalışma sırasında yavaşlama veya kilitlenme yaşandığını bildirenlerin oranı aile hekimlerinde yüzde 56,8 iken ebe ve hemşirelerde yüzde 81 olarak belirlendi.Hasta başına işlem süresinin arttığını belirten aile hekimlerinin oranı yüzde 73,5, ebe ve hemşirelerin oranı yüzde 87,3 oldu. Günlük iş yükünün arttığını bildirenlerin oranı ise aile hekimlerinde yüzde 73,3, ebe ve hemşirelerde yüzde 85,3 olarak kaydedildi.

Dr. Ahmet Mehlepçi, sonuçlara ilişkin değerlendirmesinde, “Programın yükünü en ağır hisseden gruplardan biri aile sağlığı ebe ve hemşireleri. Bu veriler, farklı meslek gruplarının sistemle ilgili deneyimlerinin ayrı ayrı değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor” dedi.

Bizim önceliğimiz, sağlık çalışanının hastasına ve koruyucu sağlık hizmetlerine daha fazla zaman ayırabilmesidir.”

KAYITLARIN EKSİK GÖRÜNMESİ TEKNİK DENETİM GEREKTİRİYOR

Araştırmada sağlık çalışanlarının veri ve kayıtlarla ilgili bildirimleri de dikkat çekti. Katılımcıların yüzde 64,4’ü daha önce kayıtlı hasta bilgilerinde eksiklik, yüzde 59,9’u klinik notlarda eksiklik veya kayıp, yüzde 55,2’si ise eski izlem kayıtlarında eksiklik gözlemlediğini belirtti. Girdiği verinin sonradan kaydedilmediğini fark ettiğini söyleyenlerin oranı da yüzde 50,2 oldu.Bu sonuçların doğrulanmış teknik veri kaybı oranları olarak değerlendirilmemesi gerektiğini vurgulayan Dr. Ahmet Mehlepçi, sağlık çalışanlarının bildirimlerinin önemine dikkat çekti.Mehlepçi, “Bu verilerden ‘sistemde şu oranda veri kaybı vardır’ sonucu çıkarmıyoruz. Anket, teknik hata oranını değil, sağlık çalışanlarının gözlemlerini ölçüyor. Ancak bu bildirimler, veri bütünlüğünün teknik olarak kontrol edilmesi gereklidir.” diye konuştu.

Aile hekimliğinin temel görevlerinden olan çocuk, gebe ve kadın sağlığı izlemlerinin dijital sistem üzerinden yürütülmesinde yaşanan sorunlar da araştırmada ele alındı.Katılımcıların yüzde 63,2’si çocuk aşı ve izlemlerinin farklı ekranlarda yer almasını sorun olarak değerlendirdi. 15-49 yaş kadın izlemlerinin geçmişine erişimde zorluk yaşadığını belirtenlerin oranı yüzde 64,7 olurken, yeni gebelik bildirimlerinin ana ekranda yeterince belirgin olmadığını söyleyenlerin oranı yüzde 64,3 olarak kaydedildi.Koruyucu sağlık hizmetlerinin dijital sistemlerde yalnızca kayıt tutma işleviyle sınırlı kalmaması gerektiğini belirten Dr. Ahmet Mehlepçi, şu değerlendirmede bulundu:“Aile hekimliğinde yazılım yalnızca kayıt tutmaz; aşının, gebe izleminin ve çocuk izleminin zamanında yapılmasını desteklemesi gerekir. Burada konuştuğumuz şey yalnızca bilişim değil, koruyucu sağlık hizmetlerinin günlük iş akışıdır.”

Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi, araştırmanın sonuçlarının Sağlık Bakanlığı tarafından dikkate alınması gerektiğini belirterek, sistemin geliştirilmesi için dört temel beklentilerini sıraladı.

Mehlepçi, sahadan gelen bildirimlerin değerlendirilmesini, veri bütünlüğünün teknik olarak denetlenmesini, SB-AHBS'nin gerçek aile sağlığı merkezi koşullarında performans testlerinden geçirilmesini ve aile hekimleri ile aile sağlığı ebe ve hemşirelerinin geliştirme sürecine doğrudan katılmasını istediklerini söyledi. Araştırma raporunu Sağlık Bakanlığına ve il sağlık müdürlüklerine ileteceklerini belirten Mehlepçi, sözlerini şöyle tamamladı: “Bu araştırma, kullanıcı deneyiminin, klinik iş akışının, veri bütünlüğünün, koruyucu sağlık modüllerinin ve teknik desteğin birlikte ele alınması gerektiğini gösteriyor. Bizim talebimiz yeni bir yazılım tartışması değil; sağlık çalışanının zamanını hastasına ve koruyucu sağlık hizmetlerine ayırabildiği, güvenilir ve işlevsel bir sistemde olması yönündedir.”

Tarih: 01-10-2026

FACEBOOK YORUM
Yorum